5 Nisan 2017 Çarşamba

ZİNCİRE VURULMUŞ PROMETHEUS

Ankara Devinim Tiyatro 7. Sanat yılında Dünya Tiyatro Tarihi’ nin ilk yazılı tiyatro oyunu olan AISKHYLOS’ un “ZİNCİRE VURULMUŞ PROMETHEUS” tragedyasını sahneye taşıyor.  M.Ö. 465 yıllarında yazıldığı tahmin edilen tragedya, güncel hikâyesi ile evrensel bir temayı işliyor.

Zeus Tahtından düşmedikçe benim işkencelerimin sonu yoktur. 
Prometheus.
Olympos Tanrıları’ na başkaldıran titan Prometheus ateşi Tanrılar’ dan çalmış ve insanlara vermiştir. Ateş, uygarlığın temelidir. İnsanlık böylelikle karanlık mağaralardan çıkmıştır. Bilimi, yazıyı, aydınlanmayı, ısınmayı, sağlık alanında türlü ilaçlarlar yapmayı, yabanıl hayvanları evcilleştirmeyi keşfeder. Kısaca Prometheus’ un bu eylemi insanlığın uygarlaşmasının yolunu açar, insanı özgürleştirir ve aklını kullanmasının olanaklarını sağlar. Zeus, Tanrılar’ ın kurmuş olduğu düzene karşı geldiği için Prometheus’ u cezalandırır ve Prometheus insanlık için türlü cezalara ve işkencelere maruz kalır.  

İnsanlık için türlü bedeller ödeyen, cezalar çeken Aiskhylos’ un eseri  Prometheus tragedyasını Ahmet YAPAR yönetti. Oyunun koreografisini Özgür Adam İNANÇ, müziklerini Engin BAYRAK, kreatif direktörlüğünü Anıl Ateş IŞIK yaptı. Oyun sezon boyunca sahnede olacak.
 “AISKHYLOS”
REJİ: Ahmet YAPAR
KOREOGRAF : Özgür Adam İNANÇ
MÜZİK : Engin BAYRAK
KREATİF DİREKTÖR : Anıl Ateş IŞIK
IŞIK TASARIMI : Mahir KÖKSAL
DEKOR UYGULAMA : Özgür BALLI / Recai KAYABAŞI

SAVAŞIN ÇELİK YÜZÜKLERİ

"Savaşın Çelik Yüzükleri" Kahraman Kadınların Hikayesi Sahnede
   Hakan Dilek, Kurtuluş Savaşı’ndaki kadın kahramanların gerçek öykülerini oyunlaştırarak sahneye taşıdı.Tek başına oynadığı oyunla Türkiye'nin her köşesinde ve yurt dışında da sahne alıyor.Kurtuluş Savaşında savaşan kahraman kadınların birbirinden farklı yaşam öykülerini seyirciyle buluşturan Hakan Dilek'in "SAVAŞIN ÇELİK YÜZÜKLERİ" adlı oyunu görülmeye değer. 
       Gerçek Öyküler
   Çanakkale'de ölen kocasından yadigar elmas küpelerini satıp aldığı tüfekle cepheye yürüyen ÇETEapatan keskin nişancı, yüreği bilim ve sanat için çarpan ve hayatları kimsesizler mezarlığında son bulan kadınların gerçek öyküleri. EMİR AYŞE'nin, Çukurova'yı raylara döşediği dinamitlerle işgalcilere dar eden TAYYAR RAHİME'nin, işkencede arkadaşlarını ele vermediği için ekmek durumuna atılıp yakılan NAZİFE KADIN'ın, casusluk yapan oğlunu sokağından tek kurşunla vurup savaşa katılan DOMANİÇLİ HABİBE'nin, savaşta sırtında mermi taşıyıp seçme seçilme hakkını kazandıktan sonra meclise milletvekili olarak giren kadınlardan SATI ÇIRPAN'in,Çanakkale'de cephede işgalcilerin geçiş yollarını kapatan keskin nişancı, yüreği bilim ve sanat için çarpan ve hayatları kimsesizler mezarlığında son bulan kadınların gerçek öyküleri.

Güneşin Sofrasında


Genco Erkal  & Tülay Günal
Genco Erkal 20. yüzyıl edebiyatının iki doruk noktasını, Nâzım Hikmet ile Bertolt Brecht’i güneşin sofrasında bir araya getiriyor. İki ozan, keyifli bir müzikal söyleşiye koyuluyorlar. Kurt Weill, Hanns Eisler, Zülfü Livaneli, Fazıl Say, Timur Selçuk, Cem Karaca, Edip Akbayram gibi ustaların eserleriyle, izleyiciyi de bu sözlü-müzikli ziyafete davet ediyorlar. İnsan zekasını doyuran bu mizah dolu ve kışkırtıcı sahne şöleninde, Tülay Günal ve Genco Erkal, dünyanın hâl-i pürmelalini, baskıyı, zorbalığı, adaleti, savaşı, barışı, hapisliği, vatan hasretini, kısaca yaşamaya dair herşeyi tartışıp, daha adil ve paylaşımcı bir dünyaya duyulan özlemi dile getiriyorlar. Genco Erkal’ın uyarlayıp yönettiği oyuna, piyanoda Yiğit Özatalay, viyolonselde Deniz Doğangün, klarnet ve saksofonda Çağdaş Engin eşlik ediyor
9 nısan 2017 . Saat 16 :00